X
+
CRİF BAYRAM KUTLAMASI
:
+
CRİF - BMWORKS. ANTALYA ZİRVE TOPLANTISI YAPILDI.
:

CRİF Enf.ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Gen.Müdür Yrd. 'ı Sn.Mehmet Pişkin,Satış Birim Müdürü Eda KARAER, Pazarlama Yöneticisi Onur DUYDU ve Crif Antalya ve Civarı İller Bölge Temsilcisi BMWORKS.Şti  Genel Müdürü Beste ERKİN yanısıra M.Cumhur ERKİN,Handan Baysal,Ahmet Avcı,Ayşe ATILGAN ve Nevin ÖZEN'in katıldığı 2017 yılı Genel değerlendirme ve Plan toplantısı Antalya'da yapıldı.İki gün süren değerlendirme ve strateji  toplantısının yorgunluğu  05/06/2017  akşamı Akra Barut Otel içindeki ''Pablito'' restaurant'da düzenlenen  yemek ile atıldı.

+
LinkedIn CEO’su başarılı insanları keşfetme yollarını anlattı
:

Jeff Weiner, şirketinin geleneksel olmayan mekanlarda yetenek aramak için kullandığı eylemleri anlattı. İşine tutkuyla bağlanan, iş ahlakı olan kişileri aradıklarını ve ne gibi özelliklere sahip insanların daha çok arandığından bahsetti:

İnsanların özgeçmişlerine ve LinkedIn profillerine bakıldığında gözden kaçan şeyler olduğuna da değindi. “Yine de giderek artan bir şekilde, bu kişilerin şirketimiz  içinde en büyük farkı yaratan insanlar olduğunu keşfediyoruz.”dedi.

“Giderek  şu mottoyu çok duyar oldum: Beceriler, dereceyi yansıtmaz. Beceriler, derecelere bağlanamaz. Sadece perspektifimizi derecelerin ötesine taşımamızı sağlar.“ İşe alım sürecinde fark yaratan üç kelimeden bahsetti:

Neden beceriler, dereceyi geçer?

Weiner, “ Daha önce  belirli üniversitelerden işe alımlar gerçekleştiriyorduk ve bundan gurur duyuyorduk. Bizim gibi, Silikon Vadisi’nden çok sayıdaki şirkette aynı şeyi yaptı” dedi.

Geçtiğimiz günlerde LinkedIn kullananların profillerinden yararlanarak bir araştırma yaptık ve  Silikon Vadisi’nde çalışan teknoloji işçilerine baktık. Bunların sadece yüzde 5’inin geleneksel olmayan  bir geçmişten geldiğini gördük.”

Ancak son yıllarda, tanınmış şirketler, birçok büyük yeteneğin gizli kaldığını fark etti. Yetenekli, akıllı ve tutkulu olan çoğunluğun geleneksel öğretimden geldiğini gördü.

Örneğin, çok satan yazarlardan ve Google’da İK başkanlığı yapan Lazlo Bock, New York Times ile 2013’te yapılan bir röportajda, neden hiçbir üniversite eğitimi almayan Google çalışanlarının oranının yıllar boyunca sürekli arttığını anlattı.”Okula başlanılan yıllarda öğrenilen bilgilerle üniversite zamanı öğrenilen bilgiler arasında bir bağlantı yok ve birbirinden bağımsız şeyler. Farklı bir kişilikseniz büyüdükçe öğrendiklerinizle beraber çok farklı düşünmeye başlayacaksınız.” Şeklinde bir açıklama yaparak üniversite eğitimi hakkındaki düşüncelerini dile getirdi.

Peki, LinkedIn bu felsefeyi nasıl takip ediyor?

Weiner, “Bu ekip için, işe aldığımız herkesin mühendislikten gelmesi  ve belirli bir okuldan mezun olması gerektiği fikrinden kurtulmaya çalışıyoruz dedi.

Bilgisayar mühendisliğinden mezun çalışanlarımızın olması bizim için elbette iyi olacaktır ama bu ayırıcı bir özellik değil. Çok basit kodlama becerilerine sahip ancak kodlayıcı bir önyükleme kampından mezun olmaya hazır özverili, iş etiğine sahip, öğrenmeye meraklı, yetenekli kişilere şans vermek istiyoruz.”

Weiner, altı ay önce bir sığınma evinde yaşayan evsizin şu anda  LinkedIn stajyerlerinden birinin hikayesini  anlattı. Bu deneyim, onların evsizlerin sığınma evlerini bulma biçimini kolaylaştıran bir uygulama geliştirmesine neden oldu. Eğer, “Kişiler, farklı yerlerde yetenek aramaya başlarlarsa çok yetenekli kişilere ulaşabileceklerini görürler.”

+
En iyi pazarlamacılar biraz çatlak olurlar
:

Pazarlama ve reklam dünyası, Mad Men dönemi gibi değil artık. Modern pazarlama dünyasında yer almak demek biraz daha çatlak profesörlere benzemeyi gerektiriyor. Her yerden gelen veriler, kullanılan araçların sayısı, yapılabilecek deneyler, analizler derken bir pazarlamacıdan çok bir mucit gibi davranıyor modern pazarlamacı. Tıpkı Thomas Edison’un her seferinde ufak değişiklikler yaparak 10.000 deneyin sonunda ampulü keşfetmesi gibi, pazarlamacılar da ortaya koydukları hipotezleri yaratıcılıkları ile harmanlayıp, deneyler yaparak en iyi sonuca ulaşmaya çalışıyorlar.

Hedefleme olanaklarının akıl almaz boyutlara geldiği günümüzde, bu yöntemin başarısını sorgulamak delilik olacaktır. Bu sebeple de karşılaşacağınız her ajans ya da pazarlama profesyoneli size veriye dayalı pazarlama yaptıklarını söyleyecektir. Fakat günümüzde artık veriye dayalı pazarlama yapmak fark yaratan bir özellik değil aksine temel olarak olması gereken bir özelliktir. Verilerle desteklenmemiş pazarlama tavsiyeleri, öneriden öteye gidemez. Peki her pazarlama profesyoneli veriye dayalı kampanyalar geliştiriyorsa, nasıl oluyor da arkasında bu kadar çalışmanın olduğu mesajlar çok kısa bir süre içinde hedef kitle tarafından tamamen unutuluyor? Ve neden pazarlama bütçeleri ortaya çıkan sonucu okuyamayan yöneticilere ve ekiplere akıtılıyor?

Pazarlama ajansı Ladder’ın Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Jon Brody konuyla ilgili “Şu anda insanlar o kadar çok veriye boğulmuş durumda ve çok daha az iyi kararlar alıyorlar. İnsanlar veriye odaklanırken asıl önemli olan ROI’ı gözden kaçırıyorlar.” diyor. Etkili pazarlama optimizasyon ile gerçekleşir. Bu sebeple Brody ve takımı pazarlamaya bir bilim insanı hassasiyetiyle yaklaşıyorlar.

“Aslında biz şirketleri büyütmek adına pazarlama deneyleri yapıyoruz.” diyor Brody. Bu yaklaşım onları ve markalarını başarıya ulaştırdı. Aşağıda vereceğimiz beş maddeyi uygulayarak siz de kendi yapınıza bu düşünceyi entegre edebilirsiniz.

Risk almaktan korkmayın

Deneylerinizi yaparken sizin için işe yarayan ve yaramayanları göreceksiniz. “Veriye dayalı pazarlama yaparken yüzlerce farklı hedef kitle segmentini onlarca farklı hedefe göre değerlendirirsiniz.” diyor BlitzMetrics CTO’su  Dennis Yu. “Elbette olası sonuçların çeşitliliği sebebiyle her bir deneye çok ufak paralar ve çıkan sonuçları değerlendirecek çok az insan kalıyor. Çoğu pazarlamacı da bu yönteme kendini adamakta zorlanıyor ve ‘bunu zaten denedik’ düşüncesi ile ilerliyor.” diye devam ediyor. Bu kolay yolu seçip pes etmemek gerekiyor. Riske girmeyi ve yanlış yapmayı da göze almak gerekiyor. Başarı ancak bu yanlışlardan ders çıkardığımız zaman bize gelecektir.

Piyasadaki onlarca araçtan faydalanın

Pazarlamacıların performans ölçümlemeleri yapabilmeleri için her gün yeni teknolojiler ve yeni araçlar ortaya çıkıyor. “Facebook gibi platformlar kampanyaların optimizasyonu konusunda herhangi bir insandan çok daha başarılı sonuçlar veriyor.” diyor Brody. Bu platformların gücünden faydalanmak gerekiyor.

Mobil pazarlama firması Mobile Monkey firmasının CEO’su ve dijital konferansların gözde konuşmacısı Larry Kim, çağımızın pazarlama alanındaki “çatlak profesörlerinin” başında geliyor. Kim, Google Adwords’de ortalamanın üstünde bir CTR’nin (tıklanma oranı) nasıl büyük etkileri olacağını analiz etmek için Wordstream gibi araçları kullanıyor. “Google iyi bir CTR/Kalite Skoru’nu ödüllendirmeyi (aksi olarak da kötü CTR’leri cezalandırmayı) o kadar başarılı yapıyor ki farklı araçlar aynı anda kullanarak başarıya odaklanmak en doğru sonucu veriyor. İçerik pazarlaması için harcadığınız eforu SEO için yaptığınız gibi Adwords’deki anahtar kelimeleriniz için de gerçekleştirin ve CTR’nizi yükseltin.” diyor Larry Kim.

Takımınızla yek vücut olun

Gelen verileri kampanyanın her parçası kullanacak. İster kreatif ekip olsun ister strateji takımı herkes aynı verilerden faydalanacak. Ekibiniz birlikte ve temas halinde çalıştığı sürece yaptıklarının kampanyanın üzerinde ne gibi etkileri olduğunu görecekler ve ROI’a nasıl bir katkıda bulunduklarını anlayacaklar. Sadece sizin değil aynı zamanda tüm takımınızın ROI’a dayalı çalışması ve düşünmesi için birliktelik çok önemli.

Öğrendiklerinizi kullanın

Ekibiniz her seferinde Amerika’yı yeniden keşfetmek durumunda değil. Önceki çalışmalarınızdan ortaya çıkan verileri kullanmaktan çekinmeyin. Hangi hedef kitle için hangi mesaj daha etkili, hangi mecralarda daha iyi sonuç alıyorsunuz, hangi alanlarda nasıl kampanyalar işe yarıyor gibi bilgileri not edin. Daha sonrasında bu bilgileri kullanabileceğiniz bir kaynak olarak saklayın.

Optimizasyonun peşini bırakmayın

Bir kampanyada iyi sonuçlar almaya başladığınızda rehavete kapılmayın. Her zaman geliştirilecek alanlar vardır. Ayrıca ne kadar çok deney yaparsanız o kadar çok öğrenirsiniz. Üstelik bu öğrendiklerinizi bir önceki maddede olduğu gibi kayıt altında tutuyorsanız sonrası için çok kıymetli bilgilere sahip olursunuz.

Pazarlama bütçelerinizi en uygun şekilde harcamanın yolu deneyler yaparak sizin için en uygun yöntemi bulmaya dayanıyor. Kabul, birçok yönetici bu tarz deneyler yapılması konusuna çok sıcak bakmıyor. Daha önceden denenmiş yöntemleri sürdürmekte ısrarcı olabiliyorlar. Ancak modern bir pazarlamacının görevlerinden biri de eski yöntemlerden daha etkili yöntemlerin olduğunu kabul ettirip bunları uygulamak için çaba sarf etmek.

+
Su şişe firması, 100 Milyon dolarlık moda markasına dönüştü
:

Su yaşam için sadece bir zorunluluk değildir. Bu 100 milyon dolarlık şirket sayesinde, aynı zamanda bir sanattır. Büyük şirketler kurmak için, tasarım kullanan girişimcilerin tanınması sağlayan, 2017 Tasarım Ödülü’nün”Marka Tasarımı” kategorisinde, birinci olan S’well.

S’well’in kurucusu Sarah Kauss, Ernst & Young’da CPA olarak kariyerine başlamış ve daha sonra Harvard Business School’da MBA derecesi almış olması aslında prensipli oluşun izlerini taşıyor ama kendisi bundan fazlası sanırız. Çünkü açıklamasında “Benim çok organize çalışmam, herkesi delirtiyor. Ben, gerçekten kurtarma muhasebesiciyim.”

Kauss 2010 yılında bir moda markası gibi davranan bir su şişesi şirketi olan S’well’i kurmuştur. Bu şirketteki şişelerin özellikleri: Şişeler, sadece faydalı cihazlar olarak değil, içecekleri 12 saat sıcak tutan ve 24 saat soğuk tutan çift duvarlı bakır kaplı paslanmaz çelik kaplamaktadır. Her biri bir tuval gibi iki katı kalınlıktadır. Yılda iki kez, 30 yeni şişe tasarımı piyasaya sürülmüştür. Modern desenlerle donatılmış veya Hindistan ve Afrika teakwood tekstillerine benzeyenler daha sonra, uyarı yapılmaksızın koleksiyonun durdurulmasına neden olmuştur.Sonuç: S’well, hayranlarını kısa süreli değişen şişeleri üzerinde akıllıca yönlendirerek, sadece müşterilerden hevesli toplayıcılara dönüştürmek için şartlamıştır. Ortalama S’well sahibi hiç kimsenin sıvı taşıyan birkaç kaptan fazlasına ihtiyacı olmadığına göre, bu 25-45 dolarlık şişelerin beşten fazlasını, satın almaları oldukça mantıksızdır.2011 yılında Kauss, 17 fuara katılarak şişesini yaklaşık 600 bağımsız perakende mağazasına taşıdı. Oprah Dergisi, Kauss’tan ona S’well’in renklerinin hepsini sunmasını istediğinde – şirketin ürettiği tek renk okyanus mavisiydi.S’well, milyarlarca dolarlık bir şirket olmak için girişken planlar yaparak müşterilerin ilgisini çekmenin yollarını bulmaya devam ediyor. Hedef için düşük fiyatlı bir hat başlatmanın yanı sıra, moda tasarımcısı Anna Sui, fotoğrafçı Gray Malin (havai plaj fotoğraflarıyla tanınan) ve sokak sanatçısı Yoon Hyup ile işbirliği yapıyor. Bu yılın başlarında, Lilly Pulitzer ve Starbucks’la ortaklaşa yarattığı tropik şişe, bir gün içinde satıldı ve kahve zincirinin web sitesini çökertti. (Bugün eBay’da her biri 60 dolar ila 100 dolar arası fiyatlarda mevcut.)

+
Cannes’ın en sıcak konuları
:

Cannes’da altıncı güne girdik. Dün Hollywood ve sektör ünlüleri Cannes sahnesini doldururken, tweet’lere ve zihinlere kazınan satır başları kaldı geride.

Sabah günün açılışını tıklım tıklım dolu olan Lumière salonu yaptı. Stan Smith ve Alexander Wang’in katılımıyla parlayan “How Adidas never finishes reinventing itself” oturumundan akılda kalan pek çok satır başı vardı:

  • Adidas’ın başarısının sırrı “yaratıcı bir topluluk” oluşturması. Buna göre Adidas’ın yaptığı şey, marka ve yarattığı yaratıcı kültür içinde, insanlara kendilerini ifade etmeleri ve hayallerini kovalamaları için bir alan sunmak.
  • Spor yaratıcılıkla hiç olmadığı kadar birbirine bağlı. Örneğin Stan Smith bir atlet ama aynı zamanda bir yaratıcı. Bu iki etmen Adidas için “doğal bir ilişki” içinde.
  • Marka işbirliklerinde açık olmak önemli. Adidas da yaptığı işbirliklerinde “Gelin ve yolculuğumuza katılın” diyor. Bu süreci ise “kendini ifade etme yolculuğu” olarak tanımlıyorlar.
  • Alexander Wang’e göre karşılıklı diyaloğu sürdüren şey “merak”. Örneğin Stan Smith önceleri bir tenis ayakkabısı; Superstar ise basketbol ayakkabısıydı. Şimdi ise bu iki model moda demek. Bundan sonrası için ne olacağını kestirmek mümkün değil. Bu merakı canlı tutmak lazım.
  • Adidas Global Kreatif Direktörü Paul Gaudio tasarımda “güzel tesadüfler” için yer bırakılması gerektiğine inanıyor. Markayı her zaman beta sürümünde gördüklerini, bu yüzden her projede henüz doğmuş bir marka için çalışıyormuş gibi düşünebildiklerini söyleyen Gaudio, Adidas’ın tüketicilerine kesin ve net cevaplarla değil, ucu açık sorularla geldiğine dikkat çekiyor.

Kadın liderler sahnede

Uzunca süredir gündemde olan “kadın liderlik” konusu Y&R Avrupa oturumunda masaya yatırıldı. Business Insider’dan Urmee Khan’ın moderatörlüğünde bir araya gelen Y&R Madrid Genel Müdürü Nieves Duran, Y&R Prag CCO’su Tereza Sverakova ve Y&R Brands Turkey CEO’su Arzu Ünal kendi hikâyelerini katılımcılarla paylaştılar.

+
ANTİKAD.ANTALYA İŞ KADINLARI DERNEĞİ BAŞKAN VE ÜYELERİ BMWORKS OFİSİMİZİ ZİYARET ETTİLER.
:

ANTİKAD.Antalya İş Kadınları Derneği, Değerli Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri BMWORKS:Antalya ofisimizi ziyaret ettiler.
Karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak,Güzel Antalya'mız için birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. 
Görüşmenin taraflar ve güzel Antalyamız için faydalı sonuçlar yaratmasını temenni ediyoruz.
BMWORKS.Beste ERKİN.

+
Facebook genç nesilleri 'yalnızlaştırıyor'
:

Genç nesillerin yaşlılara kıyasla daha fazla yalnızlık çektiği, çünkü arkadaşlıkların giderek daha büyük bir kısmının sosyal medya üzerinden kurulduğu belirtiliyor.

İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Building Society Nationwide, sosyal medyayla büyüyen milenyum kuşağının en yalnız nesil olma yolunda ilerlediğini ifade etti.

Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 89'u yalnızlık çektiklerini söylüyor. 55 yaş üzerindeki katılımcılarda dahi bu oran yüzde 70'lerde kalıyor.

18 - 34 yaş arası katılımcılar ise sosyal medyadaki arkadaş sayısının gerçek hayattaki arkadaş sayısından en az dört kat daha fazla olduğunu belirtiyor.

Bulgular, katılımcıların ortalama 65 'sosyal arkadaşı' olduğunu, buna karşılık gerçek hayatta ortalama 14 arkadaşlarının var olduğunu gösteriyor.

Ancak milenyum kuşağında 'sosyal arkadaş' sayısı 103'e kadar çıkıyor.

Araştırma bir yandan da yalnızlık çekenlerin nasıl internetteki dolandırıcıların tuzaklarına düştüğünü ortaya koyuyor.

Yalnızlık çektiğini söyleyenlerin yüzde 36'sı, internette birilerine güvendiği için dolandırıldığını söylüyor.

Aynı oran, kendisini yalnız hissetmeyenler için yüzde 9'da kalıyor.

+
Nokia 3310 Yılan oyunuyla geri dönüyor
:

Efsanevi cep telefonu modeli Nokia 3310, Yılan (Snake) oyununu içerecek şekilde geri dönüyor.

Barcelona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde (Mobile World Congress) tanıtılan yeni Nokia 3310, daha önce Nokia için Android işletim sistemini içeren akıllı telefonlar üreten Finlandiyalı girişim HMD Global tarafından üretiliyor.

Kullanıcılar arasında popüler olması ve dayanıklı bir model olarak görülmesi sebebiyle ikonikleşen Nokia 3310'dan 2005 yılında üretimine son verilmeden önce 126 milyon adet üretilmişti.

Fiyatı 50 euro olacak

Üretilmeye başlanmasından 17 yıl sonra tekrar kullanıcılarla buluşacak olan telefonun öncekinden daha büyük bir ekranı olacak.

Orijinalinde bulunmayan arka kamera yeni modellerde karşımıza çıkacak.

50 euro'dan satılacak telefonda bağlantı hızı 2.5G olacak. Günümüzde akıllı telefonların bağlantı hızı ise genelde 3G ya da 4G oluyor.

Nokia 3310 orijinal işletim sistemi S30 ile piyasaya çıkacak. Bu işletim sistemiyle internette dolaşabilseniz de Android ya da iOS telefonların aksine sınırlı sayıda uygulamaya erişim sağlanabilecek.

Kamerası ise iki megapiksel çözünürlüğe sahip.

Telefonun 2017'nin ikinci yarısında piyasaya çıkması bekleniyor.

'Çok iyi bir hamle'

BBC'ye konuşan teknoloji danışmanı Ben Wood, "3310 kitlelere ulaşan ilk mobil telefondu, bu yüzden kendisine karşı yüksek oranda nostalji ve sevgi bulunuyor" dedi.

Wood, HMD'nin üç adet Android telefonu piyasaya sürmesi takdirinde bu kadar ilgi görmeyeceğini ancak 3310'un tekrar üretilmesinin çok iyi bir hamle olduğunu söylüyor.

Efsaneleşen Yılan oyunun yüklü olacağı telefonun 22 saat konuşma kapasitesiyle bateri gücünün yüksek olması bir avantajı olarak ortaya çıkıyor.

Dört farklı renkte üretilen telefonun arkasındaki baterisi ise çıkarılabilecek.

HMD'nin CEO'su Arto Nummela, bu modeli 'dijital detoks ya da tatil telefonu' olarak tanımlıyor

+
Yolcuların pek bilmediği, uçak yolculuklarıyla ilgili 10 gerçek
:

Her mesleğin kendine has sırları olduğu bilinen bir gerçek. Söz konusu havayolu olunca tabi insan biraz tedirginlik duymuyor değil. Neyse ki bazı havayolu çalışanları bu gizli bilgileri sosyal medyada paylaşmaktan çekinmiyorlar.

1- Her küçük arıza hemen onarılmaz 

Tabi ki uçuş güvenliğini etkileyebilecek şeylere izin verildiğini düşünmemelisiniz. Kalkış öncesi yapılan kontrol listesi inanılmaz derece kalabalık. Ama bazen gecikmeler yaşanmasın diye bazı ufak arızaları sonra çözülmek üzere beklemeye alınabiliyormuş.

2- Uçak kapılarının yanında tutma kolları neden var? 

Hiç dikkat ettiniz mi? Kapıların yanında tutma noktaları var. Bu noktalar, görevliler acil çıkış hazırlığı yaparken panikleyen yolcuların onlara çarpıp aşağı düşmelerini engellemek, sağlam durabilmelerini sağlamak amacıyla kabin görevlileri için yapılmış.

3- Kaptan pilot ve yardımcı farklı şekilde beslenir

Kaptan ve yardımcı pilotlar olası sorunların önüne geçilebilmesi için farklı yemekler yerler. Aslında en azından havacılık kurallarına göre öyle olması gerekiyor ama bir çok firma bu kuralı pek uygulamıyormuş. Umuyoruz ki bir alerji durumu yaşanmaz.

4- Bagajınızın açılmasını önlemek için kilit takmayın

Bagaj kontrolü yasal bir hak olduğu için kilit takmanız onun açılmayacağı anlamına gelmiyor. Hatta çoğu zaman bir kalemle rahatlıkla açabiliyorlar. Bu nedenle takmamanızı öneriyor havayolu çalışanları. Bazı durumlarda bagajınıza zarar verilebilir kilit açılırken.

5- Uçuş sırasında sigara içmek neden yasak? 

Eskiden uçuşlarda sigaraya izin verilirken şu anda neden verilmiyor? Yangın? İçmeyenlerin sağlığı?

Bunlar etken olabilir ama izin verildiği dönemlerde bile bu nedenle tek bir yangın meydana gelmemiş. Asıl sebep tabi ki ekonomik. Tepelerde bulunan hava akım noktalarında hava sürekli filtreleniyor ve sigara dumanı bu filtrelere ve ekipmana çok zarar veriyor ve çabuk eskimesini sağlıyor. Bu nedenle uçuşlarda sigara yasaklanmış.

6- Neden hala cep telefonlarını kapatıyoruz? 

Bir telefon asla uçakta bir hata olmasına neden olmaz. Bu büyük bir efsane fakat radyo sinyallerinin karışmasına ve statik yüklenerek gürültü oluşmasına sebep olabilir. Bu durumda pilotun konuşmaları tam aktarılamayabilir veya gelen cevaplar iyi duyulamayabilir bu nedenle kapatılması isteniyor. Tabi ki kabin çalışanlarının bile bu kuralı sıklıkla esnettiği söyleniyor.

7- Havayolu firması çalışanları ve yakın aileleri ücretsiz uçar

Aslında ücretsiz demek pek adil olmayabilir. Biletlerin büyük bir bölümü vergilerden ve harçlardan oluşur. Havayolu firmaları da çalışanlarına uçuşu ücretsiz verir sadece vergiler ve harçlar çalışan tarafından ödenir.

8- Lavabolar dışarıdan çok rahat bir şekilde açılabilir

Tabi ki bu mahremiyetinize darbe vurmak için değil güvenlik amaçlı. Bir yolcu içerde sorun yaşarsa rahatsızlanırsa kapıyı kırmak yerine bu gizli açma alanından rahatlıkla açabilmek için tasarlanmış.

9- Cam kenarındaki kollarda kaldırılabilir 

Cam kenarında oturanlar için kol bazen işkenceye dönüşebiliyor ama artık siz de benim gibi kolun kaldırılabildiğini öğrendiniz. Kolun altında bulunan küçük düğmeyi itin ve kolu kaldırın.

10- Bilet almak için en gün? 

Erken bilet almak bir çok zaman hayat kurtarsa da çarşamba ve cumartesi günleri bilet almak diğer günlere göre gerçekten daha uyguna gelebiliyor.