X
+
MR yoluyla zihnimizi nasıl eğitebiliriz?
:

İnsanlar beyinlerinde olup bitenleri anında görebilse, acı ve ağrılarını hafifletebilir, kendilerini daha iyi kontrol edebilir, zihinsel güçlerini arttırabilir. Bu tekniğin daha yaygın kullanılması gelecekte birçok beceriyi mümkün kılabilir.

Herkesin duygularıyla baş edebilmek için kendine özgü yöntemleri vardır. Örneğin kimileri nefes alma üzerine yoğunlaşarak stres atar, kimi başka bir meditasyon tekniğiyle diş ağrısını hafifletir.

Moralimizin bozuk olduğu anlardan, mutlu olduğumuz bir yeri hatırlayarak kurtulmaya çalışırız. Bu yöntemlerin çoğu farklı derecelerde başarılıdır.

Beyindeki aktiviteyi görmek

Herhangi bir duyguyu veya üzüntü, endişe, korku, zevk gibi hisleri yaşarken beyninizde ne olup bittiğini görebildiğinizi düşünün bir. Bu şekilde, o hislere neden olan etkenleri görmek, olayın üzerindeki bilinmezlik perdesinin kaldırılmasını ve çeşitli zihinsel teknikler geliştirerek örneğin bu duyguları kontrol altına almayı mümkün kılabilir.

Gerçek zamanlı fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI ya da fonksiyonel MR) adı verilen bir teknik tam da bunu yapmayı amaçlıyor. Çeşitli zihinsel yöntemler geliştirirken beyindeki aktiviteyi görerek duyguları, hisleri, bazı arzuları kontrol etmeyi öğrenebiliriz.

Tıpkı sporcuların belli kaslar üzerinde yoğunlaşması gibi, bu konuda sürekli pratik yapmak yoluyla beynimizi kontrol etme gücünü geliştirebiliriz. Böylece bugün hayal bile edemeyeceğimiz zihinsel yeteneklere gelecekte sahip olma ihtimali giderek artıyor.

Başarılı deneyler

Gerçek zamanlı fonksiyonel MR'ın etkili bir araç olarak kullanılabileceği ilk kez 2005'te ağrı kontrol çalışmaları sırasında görüldü. Hastalara ağrılarını kontrol etmeyi öğretmeye çalışan araştırmacılar, sekiz hastayı tarama cihazı üzerinde tutarken derilerine ağrı verici bir sıcaklık uyguladı.

Beyinde acıyı algılayan bölgedeki hareketi göstermek amacıyla sanal alev görüntüsü oluşturuldu. Daha sonra çeşitli yöntemlerle hastalar bu alevlerin büyüklüğünü kontrol etmeyi, böylece beyindeki elektriksel aktivite oranını ve ağrı seviyesini azaltmayı öğrendi.

13 dakikalık bir çalışmanın ardından hastalar ağrı seviyesini yarıya düşürmeyi başarmıştı.

O günden beri bu alandaki deneyler hızlı bir artış gösterdi. Beyindeki elektriksel aktivitenin düzeyini göstermek için ses ve sanal gözlüklerle izlenebilen termometreler kullanıldı.

2017'de Appetite adlı dergide yayımlanan bir araştırma, bu yöntemin obezite ile savaşta da kullanılabileceğini gösterdi. Dört günlük bir eğitimin ardından aşırı kilolu erkek denekler beynin ödül kısmını harekete geçirmeyi öğrenerek yemelerini kontrol altında tutmayı ve daha sağlıklı yiyeceklere yönelmeyi başardı.

Yine bu yıl yayımlanan başka bir araştırma ise Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) olan gençlerin, beynin ilgili bölümünü kontrol etmeyi öğrenerek rahatsızlık belirtilerini azaltmayı ve dikkatlerini geliştirmeyi de öğrendiklerini gösteriyordu. Denekler 11 ay sonra kontrol edildiğinde bu beceriyi hala kullanabiliyordu. Yani eğitme yoluyla beyinde sağlanan değişimin etkisi uzun süreli oluyor.

2016'da yaşlılarla yapılan çalışmalarda kullanılan tekniklerin bilişsel algılarını arttırdığı görüldü. Benzer teknikler gençler için de kullanılarak konsantrasyon ve dikkatleri geliştirilebilir.

Gelecekteki olanaklar

Bu yöntemler depresyon, anksite, sigara tiryakiliği ve başka sorunlar için de kullanılabilir. Fakat bunun uzun vadede ne kadar etkili ve pratik olacağını zaman gösterecek.

Gerçek zamanlı fonksiyonel MR pahalı cihaz kullanımını gerektiriyor. Bu nedenle şimdilik daha ucuz tedavisi mümkün olmayan ağır rahatsızlıklarda kullanılıyor. Fakat bütün teknolojik yenilikler gibi bu yöntem de zamanla çok daha ucuz ve pratik cihazlarla uygulanır hale gelecektir.

Bu birçok olanağı da birlikte getirecektir. Herhangi bir becerinin geliştirilmesi açısından görsel veriler işe yarar; örneğin atletler hangi egzersizlerin işe yaradığını görerek çalışmalarını düzenleyebilir, beyin eğitimi açısından da aynı şey söylenebilir.

Peki ya insanlar gerçek zamanlı fonksiyonel MR ile haftalık, hatta günlük egzersizlerini yıllar boyunca yapma olanağı bulsa neler olur? Bunu şimdiden kestirmesi zor, ama 'süper zihinler' yaratmak olasılık dışı görünmüyor.

Sinirsel verileri görünür kılma yoluyla, keşişlerin acı ve ağrıyı zihinsel kontrol sayesinde bloke ederek örneğin buz gibi bir odada vücut ısılarını artırıp sırtlarında ıslak havlu kurutmaları gibi yıllar süren meditasyon sonucu edinilen beceriler bir gün çok daha kısa sürede edinilip, çok daha yaygınlaşabilir.

+
Zeki insanlar nasıl daha az çalışıp daha çok iş tamamlıyorlar?
:

Bazı insanların robot olduğunu düşünüyorsunuzdur değil mi? Ben de bazen öyle düşünüyorum. Hafta sonu ve akşamlarını kendine ayıran ve buna rağmen her hafta 10-20 saat daha fazla çalışan insanlardan çok iş tamamlayan kişiler var.

Stanford Üniversitesi’nin yaptığı son araştırmalara göre haftalık 50 saat çalışmadan sonra verim ciddi oranda düşüyormuş. Haftalık 55 saati geçtiğiniz zaman ise neredeyse çalışmıyormuşsunuz. Yani evet, haftalık 70 saat çalışan (bazen daha fazla) insanlar aslında 55 saat çalışanla aynı kapasitede iş yapıyorlar.

Anlayacağınız, ne kadar çok çalıştığınız değil, nasıl çalıştığınız daha önemlidir.

Akıllı insanlar, hafta sonlarının rahatlamak ve yeni haftaya hazırlık amacıyla ne kadar önemli olduğunu bilirler. Hafta sonu ne kadar değerli geçerse yeni haftaya başlamak için o kadar motive olurlar.

Bunu söylemesi kolay, nasıl yapacaz diyorsanız aşağıdaki maddeler size faydalı olacaktır.

1- Bağlantıyı kesin

Ne kadar korkutucu geliyor değil mi? Ama yapmak zorundasınız. Hafta içi boyunca mailler ve telefonlar ile zaten yeterince zaman harcadınız. Hafta sonunu kaliteli hale getirmek istiyorsanız iş ile ve hatta mümkünse sanal dünya ile bağlarınızı koparın. Tamamen kesmeniz zaten beklenen bir şey değil fakat en azından hafta sonu sadece günde 1 defa maillerinizi kontrol edecek kadar düşürebilirsiniz.

2- Günlük işlerinizi azaltın

Eğer günlük ev işleriniz de artık belirli bir yoğunluğa erişmişse tüm haftasonunuzu da onları halletmek için harcamanız gerekiyor olabilir ve bu oldu mu sürekli olmaya devam eder. Artık 7 günlük bir iş temponuz olmuş olur. Bu nedenle günlük ev işlerinizi de en aza indirdiğinize emin olmalısınız.

3- Egzersiz yapın 

Haftanın hiç bir bölümünde bunu yapacak zaman bulamıyorsanız hafta sonu koca 48 saatiniz var. Her gün 10 dakika bile sizi canlandırıyorken hafta sonları bunu uzun bir rutine dönüştürecek bir spor bulmanız önemli. Unutmayın, fiziksel olarak hareket etmeniz sizi mental olarak da iyileştirir. Ayrıca en yaratıcı fikirler de egzersizler sırasında gelir.

4- Bir tutkunuz olsun

Hafta sonunu iple çekmenizi sağlayacak ve sizi motive edecek bir şeyler bulun. Çocuklarınızla boyama yapmak olabileceği gibi dizi izlemek, kitap okumak veya müzik yapmak da olabilir. Hafta sonu bunları yapmak sizi haftaya iyi hazırlar ve farklı düşünmenizi sağlar.

5- Ailenizle kaliteli zaman geçirin

Onlardan önemli ne olabilir ki? Haftanın koşturmacasında zaten yeterince görüşemediniz ve görüştüğünüz zamanlarda da kaliteli zaman geçiremediniz. Bu nedenle hafta sonu onlarla kaliteli vakit geçirin. Parka gidin, yemeğe gidin ve aile büyüklerinizi ziyaret edin. Sizi çok iyi motive edecektir.

6- Farklı planlar yapın 

Bir konser, daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir aktivite veya şehirden uzak ufak bir tatil planı sizin haftasonunu iple çekmenizi sağlayacaktır. Hem de orada deşarj olduğunuz için haftaya çok daha verimli başlayabileceksiniz.

7- Her zaman aynı saatte uyanmaya devam edin

Beyin ve uyku düzeni öyle bir şey ki hafta sonu bile bozmamanız gerekiyor. Her sabah kaçta uyanıyorsanız o saatte uyanmaya devam ederek beyin  ve uyku düzeninizi bozmadan devam ettirmiş olursunuz. Hafta sonu, geç uyandığınız her saat, sizi daha yorgun ve halsiz yapacaktır bu da hem hafta sonunuzu hem de yeni haftanızı çok kötü etkileyecektir. Eğer daha fazla uyumak istiyorsanız, daha erken yatmak doğru çözüm olacaktır.

8- Sabahları kendinize özel zaman ayırın

Özellikle aileniz varsa hafta sonu sadece kendinize özel bir zaman ayırmanız pek mümkün olmaz. Bu nedenle hafta içi sabah erken kalkıp kendinize özel kaliteli vakit geçirebilirsiniz. Her sabah aynı saatte kalktığınız için düzeniniz de bozulmamış olur. Daha iyisi ise zihin, uyandıktan 2 ile 4 saat sonra tam olarak kendine gelir ve siz de bu saate kadar kendinize özel vakit harcamış olursunuz. Zihin hazır olunca da zihinsel işlerinizi yapmaya başlayabilirsiniz.

9- Haftaya hazırlıklı olun

En önemli noktalardan biri de bu. Haftaya hazırlıklı olmak. Bunun için pazar akşamı ayıracağınız 30 dakika, sizi yeni haftada neyin beklediğini planlamanız için yeterlidir. Böylece hem stresten kurtulmuş olursunuz hem de neyle karşılaşacağınızı bildiğiniz için sadece “süreci yönetmek” durumunda olursunuz.

Hepsini bir araya getirdiğiniz zaman daha kaliteli bir iş ve aile hayatınızın olacağı kesin.

+
Tam zamanlı çalışırken bir yandan kendi işinizi kurabilmek için tavsiyeler
:

Öncelikle kabul edelim, herkes bir şirket kurmak zorunda değil ve zaten kuramaz da… Herkesin kafası aynı şekilde çalışmadığı için bu gayet normal. Bir çok kişi kendi girişimini kurmak için işini bırakır ve tam zamanlı olarak yeni işini kurmaya çalışır ve buna rağmen başarısız olma yüzdesi çok fazladır. Bunu bir de yandan yapmanın ne kadar zor olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Fakat bir yerde çalışırken bir yandan da işini kurabilen kişiler yok değil. Onlar da sizin gibi 24 saate sahipler, tek bir farkla! Onlar sizden farklı düşünüyorlar ve bir çalışma yöntemleri var.

1- Kafanızda yapmak istedikleriniz net olsun. Gerçekten açık ve net! 

Bir çok girişimcinin başarısız olma nedeni aslında tam olarak ne istediklerini bilmeden harekete geçmeleridir. Ne istediklerini bilmemek derken tam olarak nereye ulaşmak istediklerinden söz ediyorum. Dünyayı dolaşmak mı istiyorsun? Daha fazla para mı? Özgürlük mü? Yoksa sadece işini bırakmış olmak mı?

Bu konuda oldukça net olmalısınız. Net olarak nereye/neye ulaşmak istediğinizi belirleyin ve hatta bunu her gün görebileceğiniz bir yere yazın.

2- Mükemmeli aramayın. %90 iyidir. 

Girişimcilerin en büyük hatalarından biri mükemmeliyetçi olmalarıdır. Hiç bir zaman mükemmel olmayacağı için de tıkanıp dururlar. Ürününüz ne ise %90’a geldiğiniz zaman harekete geçmeniz gerektiğini bilin. Kalan %10 zaten çok büyük değişikliğe neden olmayacak emin olun. Gereken düzenlemeleri zaten yolda yapabilirsiniz.

3- Zaman yönetimi ve üretkenlik daha çok dikkat etmeniz gereken başlıklar olacak.

Abraham Lincoln ne diyor? “Bir ağacı parçalamak için bana 6 saat verirseniz ilk 4 saati baltamı keskinleştirmek için harcarım.” Siz de çalışırken bir yandan işinizi kurmaya çalışıyorsanız elinizde kısıtlı zaman vardır demektir. Bu nedenle her gün elinizde olan vaktin her dakikasını en etkili şekilde harcamanın yollarını öğrenmelisiniz. Belki bu konuda danışmanlıklar bile alabilirsiniz.

4- Her dakika bir fırsattır. Değerlendirmeyi bilin. 

Özellikle boş vakitlerinizi toplarsanız bunlar haftalık 10 saat gibi bir şeye tekabül eder. Yani sadece boş vakitlerinizi bile verimli geçirirseniz en az 10 saat ek kazancınız olabilir. Bu boş zamanlar okuldaysanız dersler arası vakitler, büyük şehirlerde trafikte, metroda geçer ve ayrıca yemek saatleriniz de buna dahil edilebilir. Bu vakitlerde podcast dinleyebilir, işinize yönelik bir makale okuyabilir veya kitap okuyabilirsiniz. Ne yaparsanız yapın o vakitleri iyi değerlendirdiğinizden emin olun.

5- Öğrenme sürenizi kısaltın.

Evet, hayat boyu öğrenci olmalısınız ve evet, öğrenmeniz gereken şeyler hiç bir zaman bitmeyecek fakat zaman aleyhinize işliyor. Öğrendiğiniz onca şeyi uygulamaya ne zaman başlayacaksınız? Ürününüzü pazarlamak için tüm taktikleri öğrenmenize imkan yok, bu nedenle öğrendiğiniz taktikleri uygulamaya başlayın. Zamanınızın %90’ını harekete geçmek için harcamanız oldukça önemli.

6- Kendinizi unutmayın. 

Her şeyin sonunda bunu kendiniz için yapıyorsunuz değil mi? Daha iyi bir hayat, daha kaliteli zaman ve dahası. Bu nedenle kendinizi unutmayın. Eğer tükenmişlik durumu yaşarsanız tüm emekleriniz de boşa gider. Bu nedenle çalışırken kendinizi ödüllendirmeyi, her kilometre taşı için ödüller belirlemeyi unutmayın.

7- Fiziksel aktivite önemlidir. 

Fiziksel aktiviteler, kendinizi unutmamanız için veya bir depresyon durumundaysanız çıkmak için birebirdir. Hem mental olarak iyi hissetmenizi sağlar hem de çalışma saatlerinde sizi daha zinde tutar. Bu nedenle spor yapmayı ihmal etmeyin. Hiç bir şey yapmıyorsanız bile en azından günde 30 dakika yürüyüş yapın.

8- Yan iş yapmıyorsunuz. Tamamen kendinizi verin. 

Unutmayın, siz bir yan iş kurmuyorsunuz. Asıl işiniz üzerine çalışıyorsunuz. Bu nedenle ona ayırdığınız zamanlarda kendinizi tamamen vermelisiniz.

Asıl işiniz çok yoğun olabilir. Çevreniz sizi bundan alı koymaya çalışabilir veya daha bir çok farklı sorunla yüzleşebilirsiniz. Ama kolay olduğunu da kimse söylememişti değil mi? Bunlara karşı direnip, çalışmaya devam etmelisiniz. Bittiği zaman, işinizin başına geçtiğiniz zaman bununla fazlasıyla gururlanabilirsiniz.

+
ANTİKAD.ANTALYA İŞ KADINLARI DERNEĞİ BAŞKAN VE ÜYELERİ BMWORKS OFİSİMİZİ ZİYARET ETTİLER.
:

ANTİKAD.Antalya İş Kadınları Derneği, Değerli Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri BMWORKS:Antalya ofisimizi ziyaret ettiler.
Karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak,Güzel Antalya'mız için birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. 
Görüşmenin taraflar ve güzel Antalyamız için faydalı sonuçlar yaratmasını temenni ediyoruz.
BMWORKS.Beste ERKİN.

+
Facebook genç nesilleri 'yalnızlaştırıyor'
:

Genç nesillerin yaşlılara kıyasla daha fazla yalnızlık çektiği, çünkü arkadaşlıkların giderek daha büyük bir kısmının sosyal medya üzerinden kurulduğu belirtiliyor.

İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Building Society Nationwide, sosyal medyayla büyüyen milenyum kuşağının en yalnız nesil olma yolunda ilerlediğini ifade etti.

Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 89'u yalnızlık çektiklerini söylüyor. 55 yaş üzerindeki katılımcılarda dahi bu oran yüzde 70'lerde kalıyor.

18 - 34 yaş arası katılımcılar ise sosyal medyadaki arkadaş sayısının gerçek hayattaki arkadaş sayısından en az dört kat daha fazla olduğunu belirtiyor.

Bulgular, katılımcıların ortalama 65 'sosyal arkadaşı' olduğunu, buna karşılık gerçek hayatta ortalama 14 arkadaşlarının var olduğunu gösteriyor.

Ancak milenyum kuşağında 'sosyal arkadaş' sayısı 103'e kadar çıkıyor.

Araştırma bir yandan da yalnızlık çekenlerin nasıl internetteki dolandırıcıların tuzaklarına düştüğünü ortaya koyuyor.

Yalnızlık çektiğini söyleyenlerin yüzde 36'sı, internette birilerine güvendiği için dolandırıldığını söylüyor.

Aynı oran, kendisini yalnız hissetmeyenler için yüzde 9'da kalıyor.

+
Nokia 3310 Yılan oyunuyla geri dönüyor
:

Efsanevi cep telefonu modeli Nokia 3310, Yılan (Snake) oyununu içerecek şekilde geri dönüyor.

Barcelona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde (Mobile World Congress) tanıtılan yeni Nokia 3310, daha önce Nokia için Android işletim sistemini içeren akıllı telefonlar üreten Finlandiyalı girişim HMD Global tarafından üretiliyor.

Kullanıcılar arasında popüler olması ve dayanıklı bir model olarak görülmesi sebebiyle ikonikleşen Nokia 3310'dan 2005 yılında üretimine son verilmeden önce 126 milyon adet üretilmişti.

Fiyatı 50 euro olacak

Üretilmeye başlanmasından 17 yıl sonra tekrar kullanıcılarla buluşacak olan telefonun öncekinden daha büyük bir ekranı olacak.

Orijinalinde bulunmayan arka kamera yeni modellerde karşımıza çıkacak.

50 euro'dan satılacak telefonda bağlantı hızı 2.5G olacak. Günümüzde akıllı telefonların bağlantı hızı ise genelde 3G ya da 4G oluyor.

Nokia 3310 orijinal işletim sistemi S30 ile piyasaya çıkacak. Bu işletim sistemiyle internette dolaşabilseniz de Android ya da iOS telefonların aksine sınırlı sayıda uygulamaya erişim sağlanabilecek.

Kamerası ise iki megapiksel çözünürlüğe sahip.

Telefonun 2017'nin ikinci yarısında piyasaya çıkması bekleniyor.

'Çok iyi bir hamle'

BBC'ye konuşan teknoloji danışmanı Ben Wood, "3310 kitlelere ulaşan ilk mobil telefondu, bu yüzden kendisine karşı yüksek oranda nostalji ve sevgi bulunuyor" dedi.

Wood, HMD'nin üç adet Android telefonu piyasaya sürmesi takdirinde bu kadar ilgi görmeyeceğini ancak 3310'un tekrar üretilmesinin çok iyi bir hamle olduğunu söylüyor.

Efsaneleşen Yılan oyunun yüklü olacağı telefonun 22 saat konuşma kapasitesiyle bateri gücünün yüksek olması bir avantajı olarak ortaya çıkıyor.

Dört farklı renkte üretilen telefonun arkasındaki baterisi ise çıkarılabilecek.

HMD'nin CEO'su Arto Nummela, bu modeli 'dijital detoks ya da tatil telefonu' olarak tanımlıyor

+
Yolcuların pek bilmediği, uçak yolculuklarıyla ilgili 10 gerçek
:

Her mesleğin kendine has sırları olduğu bilinen bir gerçek. Söz konusu havayolu olunca tabi insan biraz tedirginlik duymuyor değil. Neyse ki bazı havayolu çalışanları bu gizli bilgileri sosyal medyada paylaşmaktan çekinmiyorlar.

1- Her küçük arıza hemen onarılmaz 

Tabi ki uçuş güvenliğini etkileyebilecek şeylere izin verildiğini düşünmemelisiniz. Kalkış öncesi yapılan kontrol listesi inanılmaz derece kalabalık. Ama bazen gecikmeler yaşanmasın diye bazı ufak arızaları sonra çözülmek üzere beklemeye alınabiliyormuş.

2- Uçak kapılarının yanında tutma kolları neden var? 

Hiç dikkat ettiniz mi? Kapıların yanında tutma noktaları var. Bu noktalar, görevliler acil çıkış hazırlığı yaparken panikleyen yolcuların onlara çarpıp aşağı düşmelerini engellemek, sağlam durabilmelerini sağlamak amacıyla kabin görevlileri için yapılmış.

3- Kaptan pilot ve yardımcı farklı şekilde beslenir

Kaptan ve yardımcı pilotlar olası sorunların önüne geçilebilmesi için farklı yemekler yerler. Aslında en azından havacılık kurallarına göre öyle olması gerekiyor ama bir çok firma bu kuralı pek uygulamıyormuş. Umuyoruz ki bir alerji durumu yaşanmaz.

4- Bagajınızın açılmasını önlemek için kilit takmayın

Bagaj kontrolü yasal bir hak olduğu için kilit takmanız onun açılmayacağı anlamına gelmiyor. Hatta çoğu zaman bir kalemle rahatlıkla açabiliyorlar. Bu nedenle takmamanızı öneriyor havayolu çalışanları. Bazı durumlarda bagajınıza zarar verilebilir kilit açılırken.

5- Uçuş sırasında sigara içmek neden yasak? 

Eskiden uçuşlarda sigaraya izin verilirken şu anda neden verilmiyor? Yangın? İçmeyenlerin sağlığı?

Bunlar etken olabilir ama izin verildiği dönemlerde bile bu nedenle tek bir yangın meydana gelmemiş. Asıl sebep tabi ki ekonomik. Tepelerde bulunan hava akım noktalarında hava sürekli filtreleniyor ve sigara dumanı bu filtrelere ve ekipmana çok zarar veriyor ve çabuk eskimesini sağlıyor. Bu nedenle uçuşlarda sigara yasaklanmış.

6- Neden hala cep telefonlarını kapatıyoruz? 

Bir telefon asla uçakta bir hata olmasına neden olmaz. Bu büyük bir efsane fakat radyo sinyallerinin karışmasına ve statik yüklenerek gürültü oluşmasına sebep olabilir. Bu durumda pilotun konuşmaları tam aktarılamayabilir veya gelen cevaplar iyi duyulamayabilir bu nedenle kapatılması isteniyor. Tabi ki kabin çalışanlarının bile bu kuralı sıklıkla esnettiği söyleniyor.

7- Havayolu firması çalışanları ve yakın aileleri ücretsiz uçar

Aslında ücretsiz demek pek adil olmayabilir. Biletlerin büyük bir bölümü vergilerden ve harçlardan oluşur. Havayolu firmaları da çalışanlarına uçuşu ücretsiz verir sadece vergiler ve harçlar çalışan tarafından ödenir.

8- Lavabolar dışarıdan çok rahat bir şekilde açılabilir

Tabi ki bu mahremiyetinize darbe vurmak için değil güvenlik amaçlı. Bir yolcu içerde sorun yaşarsa rahatsızlanırsa kapıyı kırmak yerine bu gizli açma alanından rahatlıkla açabilmek için tasarlanmış.

9- Cam kenarındaki kollarda kaldırılabilir 

Cam kenarında oturanlar için kol bazen işkenceye dönüşebiliyor ama artık siz de benim gibi kolun kaldırılabildiğini öğrendiniz. Kolun altında bulunan küçük düğmeyi itin ve kolu kaldırın.

10- Bilet almak için en gün? 

Erken bilet almak bir çok zaman hayat kurtarsa da çarşamba ve cumartesi günleri bilet almak diğer günlere göre gerçekten daha uyguna gelebiliyor.